Millî Mücadele’nin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin adeta bir ‘ön sözü’ ve başlangıcı olan Çanakkale Zaferi; necip milletimizin tarih boyunca kazandığı sayısız başarı ve kahramanlıkların en parlak olanlarındandır.
250 bin şehidimizin ulvi kanlarıyla yazılan bu destan, mazimizin en yüce şeref ve iftihar tablolarından biri olup, alınması ve uygulanması gereken dersleriyle sonraki nesillere adeta mücerret bir öğretmen gibi yol göstermektedir.
Büyük fedakârlıkların hayat bulduğu, savaş nizamına dair tüm yiğitlik ve mertliklerin tezahür ettiği, düşmana dahi merhametin esirgenmediği Çanakkale ruhunu her daim diri tutmalıyız. Ecdadımızın içeriden ve dışarıdan gelen her türlü fitneye karşı göstermiş olduğu feraset, basiret, dayanışma, birlik ve beraberlik anlayışı bugün de en büyük güç kaynağımızdır.
Her türlü olumsuzluğa rağmen ortaya konulan o eşsiz mücadeleyi örnek alarak, üzerimizde oynanan oyunlara karşı dimdik ve sağlam bir şekilde ayakta durmak zorundayız. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza tarihimizi doğru bir şekilde anlatmalı; onları vatan ve millet şuuruyla donanmış bireyler olarak yetiştirmeliyiz.
Bu duygu ve düşüncelerle Çanakkale Zaferimizin 111. yıl dönümünü vesile kılarak bizlere bu mukaddes vatanı tevdi eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bütün şehitlerimize Cenâb-ı Allah'tan rahmet diliyor; gazilerimizi minnet ve şükranla yâd ediyorum.”
Haber Editörü: Esin Çakır




