MHP Heyeti Trabzonspor’da
MHP Heyeti Trabzonspor’da
İçeriği Görüntüle

Asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığını, milyonlarca vatandaşın geçim mücadelesi verdiğini belirten Suiçmez, çocukların yüzde 36,8’inin yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olduğunu vurguladı.

Yeni Parti Parti Meclisi Üyesi ve Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, 17 Ekim Dünya Yoksullukla Mücadele Günü kapsamında yayımladığı yazılı açıklamayla Türkiye’nin ekonomik ve sosyal sorunlarını gündeme taşıdı.

Türkiye’de yoksulluğun artık yalnızca dar gelirli kesimlerin değil, çalışanların, emeklilerin, çocukların ve üreticilerin de ortak sorunu hâline geldiğini savunan Suiçmez, ekonomik göstergelerin ülkedeki geçim sıkıntısının ulaştığı boyutları gözler önüne serdiğini ifade etti.

“ASGARİ ÜCRET AÇLIK SINIRININ 9 BİN 700 LİRA ALTINDA”

TÜRK-İŞ’in Eylül 2026 araştırmasına dikkat çeken Suiçmez, Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcamasının 37 bin 801 liraya yükseldiğini belirtti.

Gıda dışındaki temel ihtiyaçların da hesaplamaya katılmasıyla yoksulluk sınırının 123 bin 130 liraya, bekâr bir çalışanın aylık yaşam maliyetinin ise 48 bin 885 liraya ulaştığını hatırlatan Suiçmez, açlık sınırının son bir yılda yaklaşık yüzde 35 arttığını söyledi.

Net asgari ücretin 28 bin 75 lira 50 kuruş seviyesinde kaldığını belirten Suiçmez, şu değerlendirmede bulundu:

“Bugün asgari ücret, açlık sınırının yalnızca yüzde 74’ünü, yoksulluk sınırının ise yüzde 23’ünü karşılayabiliyor. Milyonlarca çalışan, açlık sınırının yaklaşık 9 bin 700 lira altında kalan bir ücretle yaşam mücadelesi veriyor. Üstelik temmuz ayında asgari ücrete herhangi bir ara zam da yapılmadı.”

“EMEKLİLER DE AÇLIK SINIRININ ALTINDA YAŞIYOR”

Emeklilerin yaşadığı ekonomik zorluklara da değinen Suiçmez, en düşük emekli aylığının 23 bin 552 lira olduğunu belirterek bu tutarın açlık sınırının yalnızca yüzde 62’sini karşıladığını ifade etti.

Çalışanların ve emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta giderek daha fazla zorlandığını savunan Suiçmez, mevcut gelir politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.

“HER ÜÇ ÇOCUKTAN BİRİNDEN FAZLASI YOKSULLUK RİSKİNDE”

Açıklamasının en dikkat çekici bölümünü çocuk yoksulluğuna ayıran Suiçmez, TÜİK’in 2025 Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistikleri'ne işaret etti.

Türkiye’de medyan gelirin yüzde 60’ı esas alındığında yoksulluk oranının yüzde 20,6 olduğunu belirten Suiçmez, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunanların oranının ise yüzde 27,9’a ulaştığını kaydetti.

Ülkedeki 21,4 milyon çocuğun yüzde 36,8’inin yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunduğunu vurgulayan Suiçmez, çocukların yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunların Türkiye’nin geleceği açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu savundu.

Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre okul çağında bulunmasına rağmen hiçbir okula kayıtlı olmayan 1 milyon 934 bin 555 çocuk bulunduğunu da ifade eden Suiçmez, eğitimden uzak kalan çocukların durumunun yoksulluk sorunundan bağımsız değerlendirilemeyeceğini söyledi.

“FINDIK ÜRETİCİSİ EMEĞİNİN KARŞILIĞINI ALAMIYOR”

Trabzon ve Karadeniz Bölgesi’ndeki üreticilerin ekonomik sıkıntılarına da dikkat çeken Suiçmez, özellikle fındık üreticilerinin yaşadığı gelir kaybına değindi.

Tarımsal girdi fiyatlarının Temmuz 2026 itibarıyla yıllık yüzde 27,62 arttığını belirten Suiçmez, Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan 250-255 liralık fiyatlara rağmen bazı üreticilerin fındığını piyasada 160-170 liradan satmak zorunda kaldığını ileri sürdü.

Üretim maliyetlerindeki artışın çiftçiyi zor durumda bıraktığını savunan Suiçmez, Karadeniz ekonomisinin temel geçim kaynaklarından biri olan fındıkta üreticiyi koruyacak kalıcı politikaların uygulanması gerektiğini vurguladı.

Suiçmez, “Emeğinin karşılığını alamayan üretici de yoksulluğun bir parçasıdır” ifadeleriyle tarımsal üretimde yaşanan sorunların doğrudan toplumsal refahı etkilediğine dikkat çekti.

“YOKSULLUKLA MÜCADELE İÇİN SOMUT ADIMLAR ATILMALI”

Yoksullukla mücadelede yalnızca açıklamaların yeterli olmayacağını, etkili sosyal ve ekonomik politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden Suiçmez, hükümete bir dizi çağrıda bulundu.

Asgari ücretin açlık sınırının üzerinde yeniden belirlenmesini ve yıl içerisinde ara zam yapılmasını isteyen Suiçmez, en düşük emekli aylığının da açlık sınırının altında bırakılmaması gerektiğini söyledi.

Çocuk yoksulluğuyla mücadele için ulusal bir eylem planı hazırlanmasını talep eden Suiçmez, resmî kurumların açlık ve yoksulluk sınırına ilişkin verileri düzenli ve şeffaf biçimde yayımlaması gerektiğini belirtti.

Fındık başta olmak üzere tarımsal ürünlerde üreticinin maliyetinin altında satış yapmak zorunda kalmasını önleyecek ekonomik düzenlemelerin hayata geçirilmesini isteyen Suiçmez, yoksullukla mücadelenin Türkiye’nin öncelikli gündem maddelerinden biri olması gerektiğini savundu.

“RAKAMLARIN GÖSTERDİĞİ GERÇEKLERLE YÜZLEŞMELİYİZ”

17 Ekim Dünya Yoksullukla Mücadele Günü’nün yalnızca sembolik mesajlarla geçiştirilmemesi gerektiğini vurgulayan Suiçmez, açıklamasını şu sözlerle özetledi:

“Türkiye’de bu günü süslü sözlerle değil, rakamların gösterdiği gerçeklikle anmak zorundayız.”

Suiçmez’in açıklaması, çalışanlardan emeklilere, çocuklardan Karadenizli fındık üreticilerine kadar toplumun geniş kesimlerini etkileyen yoksulluk sorununun ekonomik politikalar ve sosyal destek mekanizmaları açısından yeniden ele alınması gerektiği yönündeki çağrısıyla sona erdi.

Kaynak: Akçaabatın Sesi