Sergi, döngüler, sessizlik, hafıza ve zamanın katmanları üzerinden ilerleyen bir anlatı kurarken; izleyiciyi yavaşlamaya, bakmaya ve içsel bir ritme kulak vermeye davet ediyor.

"MİM TİYATRO YENİ SEZONA "BEKLEME ODASI" İLE MERHABA DİYOR"
"MİM TİYATRO YENİ SEZONA "BEKLEME ODASI" İLE MERHABA DİYOR"
İçeriği Görüntüle

İbrahim Karaoğlu

Uzun soluklu bir sanatsal izlek üzerinden yaptığı resimler, büyük bir tutkuyla süren, ısrarlı bir üretim ve varoluş halinin görsel çağrışımlarıdır.

Bu çağrışımların imgeleri habitatı sorguluyor; tekil ve çoğul barınaklar üzerinden. Onların suskun, bir başına ya da kalabalıkken bile en tekil halleriyle varoluşlarını sunan bir ressam Mümin Candaş. Onun yapıları “ev” değil; onlar korunma gereksiniminin izleri. Duvarlar, çatılar, katlar; bir mimari planın değil, yaşanmışlığın tortusunun üst üste binmiş hâli.
Her yapı bir geçiciliği barındırıyor.

Kimi kümülatif resimlerinde bile kalabalık içindeki tekillik esas. Her yapı, diğerine değse bile yalnız.
Bu yüzden çoğul bir düzenleme içinde bile her barınak tekil bir varoluşu taşıyor. Günümüz modern insanının en yalın hâli gibi: Birlikteyken bile ayrı.

Yalnızca gökyüzü ferah bu resimlerde. Yeryüzündeki yoğunluk ile gökyüzündeki açıklık arasındaki gerilim,
resimlerin asıl dramatik alanını oluşturuyor. Gökyüzü, resimlerdeki yoğunluğun üzerinde ferah ama kayıtsız; bir kurtuluş alanı değil, yalnızca sessiz bir tanık sanki.

Resimlerde insan figürünün yokluğu bir eksiklik değil, bilinçli bir tercih. Çünkü bu resimlerde insan, bedeniyle değil; izleriyle var.

Her bir resmin bir yerinde küçük kuşlar var. Süsleyici, romantik bir pastoral öğe değil kuşlar. Bir umudun simgesi ya da özgürlük metaforu da değil. Kuşlar, resimleri insansızlıktan hayata bağlayan incecik ipler gibi. Sessiz nabzı resimlerin. Gökyüzü nasıl tanıksa, kuşlar da öyle tanık barınaklardaki sessiz döngüye.

📍 Hasan Sarıtaş Gallery | General Asım Gündüz Caddesi, No:63, Kadıköy | İstanbul

Haber Editörü: Esin Çakır