Oysa sahadaki gerçeklik, çocukların eğitim hakkından koparılarak ucuz işgücü haline getirildiği ağır bir tabloyu ortaya koymaktadır.

Bugün gelinen noktada, MESEM kapsamında çalıştırılan en az 16 çocuk iş cinayetlerinde yaşamını yitirmiştir. Bu ölümler “kaza” değil; çocukları üretim baskısı altında, denetimsiz ve güvencesiz koşullarda çalıştıran bir sistemin sonucudur.

1 Gün Okul, 4–5 Gün İş: Eğitim Mi, Çalıştırma mı?

MESEM kapsamında öğrenciler haftada 1 gün okulda, 4 gün işyerinde bulunmaktadır. Ancak pek çok işyerinde bu süre fiilen 5 güne çıkmakta; çocuklar tam zamanlı çalışan gibi üretime dahil edilmektedir. Eğitim süreci kâğıt üzerinde kalmakta, pedagojik gelişim ikinci plana itilmektedir.

• Uzun çalışma saatleri

• Yetersiz iş sağlığı ve güvenliği önlemleri

• Denetimsiz işyerleri

• Fazla mesai dayatmaları

• Yıllık izin hakkının fiilen gasp edilmesi

Bu koşullar altında çocuklar hem öğrenci statüsünde tutulmakta hem de işçi gibi çalıştırılmaktadır.

Ülkemiz genelinde ağır bir toplumsal ve pedagojik yara haline gelen MESEM uygulaması ilimizde ayrıca ilave sorunlar taşımaktadır.

Özellikle Akçaabat ilçesinde kurumsal niteliği olmayan firma ve işyerlerinde öğrenciler haftamın 5 günü çalışmakta, resmi tatil ve bayramlar ile yıllık izin kullanımında fiili engeller ile karşı karşıya kalmaktadır.

Uygulamadaki bu olumsuzluklar bilinmesine rağmen yetkililer tarafından gerekli takip yapılmamakta, önlemler alınmamaktadır.

Yoksulluk Kıskacında “Zorunlu Tercih”

MESEM modeli en çok yoksul halk çocuklarını kapsamaktadır. Ailelerin derinleşen ekonomik kriz koşullarında çocuklarını çalıştırmak zorunda kalması, bu sistemi fiilen zorunlu hale getirmektedir. “Meslek edinme” adı altında sunulan bu model, sınıfsal eşitsizlikleri yeniden üretmektedir.

Eğitim hakkı, çocukların gelişim hakkı ve yaşam hakkı; piyasa ihtiyaçlarına feda edilemez.

Devlet Desteği ve Denetim Sorunları

Bazı alanlarda devlet katkı paylarının ödenmemesi ya da yetersiz olması, öğrencileri daha kırılgan hale getirmektedir.

• Güzellik ve Saç Bakım Hizmetleri

• Muhasebe ve Finansman

• Konaklama ve Seyahat Hizmetleri

• Pazarlama ve Perakende

• El Sanatları Teknolojisi

• Ulaştırma Hizmetleri alanlarında devlet katkı payı ödenmemektedir.

İşyerleri üzerindeki denetimler yetersizdir. Çocukların güvenliği, üretim hedeflerinin gerisinde kalmaktadır.

Eğitim İşyerine Değil Okula Dayalı Olmalıdır

Mesleki eğitim; pedagojik esaslara, bilimsel programa ve kamusal denetime dayanmalıdır. İşyerinin üretim takvimi değil, öğrencinin gelişim ihtiyaçları belirleyici olmalıdır.

Bugün MESEM’lerde yaşanan tablo, çocuk emeğinin kurumsallaştırılmasıdır. 16 çocuğun yaşamını yitirdiği bir sistem sürdürülemez.

Taleplerimiz

Eğitim Sen olarak;

• Çocuk işçiliğini meşrulaştıran MESEM modelinin mevcut haliyle durdurulmasını,

• Haftada 1 gün okul, 4–5 gün işyeri uygulamasına son verilmesini,

• Mesleki eğitimin okul merkezli ve pedagojik temelde yeniden yapılandırılmasını,

• İş sağlığı ve güvenliği denetimlerinin bağımsız ve düzenli biçimde yapılmasını,

• Öğrencilerin yıllık izin, sosyal güvence ve özlük haklarının güvence altına alınmasını,

• Yoksul ailelere kamusal sosyal destek sağlanarak çocukların örgün eğitimde kalmasının teşvik edilmesini,

• MESEM’lerde yaşamını yitiren çocuklar için etkin ve şeffaf soruşturmalar yürütülmesini talep ediyoruz.

Çocuklar ucuz işgücü değildir.

Çocuklar sermayenin değil, toplumun ortak geleceğidir.

Eğitim hakkını, yaşam hakkını ve kamusal eğitimi savunmaya devam edeceğiz.11.03.2026

Muhammet İKİNCİ

Eğitim Sen Şube Başkanı

"GERÇEK MAKAM ÖĞRENCİLERİN GÖNLÜNDE YER EDİNEBİLMEKTİR"
"GERÇEK MAKAM ÖĞRENCİLERİN GÖNLÜNDE YER EDİNEBİLMEKTİR"
İçeriği Görüntüle

Haber Editörü: Esin Çakır