Bir okuldan fazlasıydı…

Yüz elli yılı aşkın bir geçmişe sahip bu bina, nice evladı hayata hazırladı. Sıralarında büyüyen çocuklar bugün Türkiye’nin dört bir yanında görev yapıyor, değer katıyor. Ama ne yazık ki, bu tarihi okul bugün kendi kaderine terk edilmiş durumda.

Camlar kırık, kapılar sökülmüş, bahçesi otlarla kaplanmış. Evet, bir zamanlar çocuk cıvıltılarının yankılandığı Fevzipaşa İlkokulu, şimdi sessizliğe gömülmüş. Yalnızca Ortamahalle değil, Dürbinar’dan Kaleönü’ne, Gamara’dan Nefsipulathane’ye kadar birçok mahallenin çocuklarının sıcacık yuvasıydı burası.

Ancak bu vefasızlığa anlam vermek zor.

Tarihi, hemen yanındaki Şenmicel Kilisesi ile yaşıt olan bu okulun sessizce çürümeye bırakılması sadece bir yapının değil, bir değerin de yok sayılmasıdır. Kim ya da kimler tarafından bu hale getirildiği elbette önemli. Ama asıl mesele, neden sahip çıkılmadığıdır.

Evet, bugün lüks projeler, gösterişli binalar yapılıyor; ama geçmişe, köklere dair bu türden sembollere sahip çıkılmazsa, geriye yalnızca ruhsuz bir şehir kalır.

Fevzipaşa İlkokulu, Ortamahalle’nin sadece mimari mirası değil; kültürel belleğidir. Buraya yeniden hayat vermek, sadece o mahallenin değil, Akçaabat’ın geçmişine ve geleceğine sahip çıkmaktır.

Bugün oradan geçen her bir insanın yüreğinde bir sızı var. Anıları canlanıyor. Çocukluğuna dönüyor. Ve haklı olarak soruyor: “Bu güzelim okul neden bu hale getirildi?”

Yetkililere, karar vericilere çağrımdır: Bu okulu yeniden eğitime kazandırın. Sadece nostalji uğruna değil, gelecek nesiller için. Çünkü bir okul kapanırsa, sadece bir bina değil; nice umut, nice hatıra da kapatılır.

"TRABZON’DA TURİZM HEDEFLERİ MASAYA YATIRILDI"
"TRABZON’DA TURİZM HEDEFLERİ MASAYA YATIRILDI"
İçeriği Görüntüle

Fevzipaşa İlkokulu susmasın. Tekrar çocuk sesleriyle, hayatla dolsun. Tarih kendini affetmez ama insanlar hâlâ telafi edebilir.

Bu tarihi yok etmeyelim. Yaşatalım. Sahip çıkalım.