
"MECLİSTE GERİLİM TIRMANDI"
Maçka Belediyesi Meclisi’nde yaşanan gerilim, siyaset gündemini hareketlendirdi. 1 Nisan 2026 tarihli toplantının ardından İlçe Başkanı Recep Tüfekçi ile CHP Maçka Belediye Meclis Üyesi Ferdi Gökçen, Maçka Belediye Başkanı Koçhan’ın meclis yönetimine ve üslubuna yönelik sert açıklamalarda bulundu.
Her iki açıklamada da mecliste demokratik ortamın zedelendiği, baskıcı bir tutum sergilendiği ve muhalefet temsilcilerine yönelik ifadelerin kabul edilemez olduğu vurgulandı.
TÜFEKÇİ: “DEMOKRASİ ZEMİNİ ORTADAN KALDIRILDI”
Recep Tüfekçi’nin açıklaması şöyle: “Bugün burada, demokrasi ve adalet adına söz söylemek zorunda olduğumuz; Maçka’nın geleceğini ve yerel yönetim anlayışını doğrudan ilgilendiren son derece önemli bir konuyu kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.
01.04.2026 tarihinde gerçekleştirilen Maçka Belediyesi Meclis Toplantısı, ne yazık ki demokrasinin, saygının ve ortak aklın konuşulması gereken bir zemin olmaktan çıkarılmış; gerilim, baskı ve yakışıksız üslubun hâkim olduğu bir ortama dönüştürülmüştür.”
“Mecliste grubu bulunan partimizin iradesi ve meclis üyelerimizin şeffaflığa dayalı demokrasi anlayışıyla ortaya koyduğu görüşler açıkça yok sayılmış; komisyon üyelikleri, başkan yardımcılığı ve kâtip üyelik seçimleri sırasında partimizin adaylarına ve meclis üyesi arkadaşlarımıza karşı hakaret içeren, aşağılayıcı ve kamu ahlakına yakışmayan ifadeler kullanılmıştır.”
“Meclis gibi halkın iradesinin temsil edildiği bir ortamda; ‘Artistlik yapma lan’, ‘Sus lan’, ‘Sen kimsin lan?’, ‘Bas git lan’, ‘Atın şunu dışarı’ gibi ifadelerin sarf edilmesi, doğrudan Maçka halkının iradesine yapılmış bir saygısızlıktır.”
“Belediye Meclisi; kişisel egoların tatmin edildiği bir alan değil, halkın sorunlarının konuşulduğu, çözüm üretildiği bir ortak akıl platformudur. Ancak görüyoruz ki toplantıyı yöneten anlayış, demokratik olgunluktan uzak, tahammülsüz ve baskıcı bir yönetim biçimini tercih etmektedir.”
“Meclis kamera kayıtları derhâl kamuoyuna açıklanmalı, Maçka halkı gerçekleri hiçbir filtre olmadan görmelidir. Bugün Türkiye’nin farklı noktalarında da benzer görüntülerle karşı karşıya kalıyoruz. Yakın zamanda Zonguldak’ta yaşanan kürsü işgali girişimi, siyasette gerilim dilinin ne noktaya geldiğini açıkça göstermektedir. Kürsüyü işgal etmek de mecliste hakaretle susturmaya çalışmak da aynı anlayışın ürünüdür.”
“Biz bu anlayışı reddediyoruz. Çünkü demokrasi; baskıyla değil ikna ile, hakaretle değil saygıyla, zorbalıkla değil hukukla yaşatılır. Parti olarak duruşumuz nettir: Demokrasi ve adalet vazgeçilmezimizdir. Eleştiri ve itiraz hem hakkımız hem sorumluluğumuzdur. Hiç kimse halkın temsilcilerini susturma yetkisine sahip değildir.”
“Sayın Koray Koçhan; bulunduğunuz makam, öfke ve tahammülsüzlüğün değil; aklın, sağduyunun ve birleştirici anlayışın makamıdır. Sergilediğiniz bu üslup ne bu makama yakışmaktadır ne de Maçka’nın değerleriyle bağdaşmaktadır. Unutulmamalıdır ki makamlar geçicidir, insanlık bakidir. Bu nedenle yaşananların takipçisi olacağız. Meclis kayıtlarının açıklanması için gerekli girişimleri başlatacağız. Demokrasiye ve halk iradesine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Maçka için, adalet ve demokrasi için…”
GÖKÇEN: “BU BİR SİNDİRME POLİTİKASIDIR”
CHP Maçka Belediye Meclis Üyesi Ferdi Gökçen’in açıklaması ise şu şekilde:
“Bugün burada yalnızca bir açıklama yapmak için değil, açıkça bir gerçeği haykırmak için bulunuyoruz! Son günlerde yaşananlar artık göstermiştir ki karşımızdaki anlayış, hizmet üretmekten aciz kaldıkça baskı kurarak, yıldırarak ve sindirerek ayakta kalmaya çalışmaktadır. Buradan çok net söylüyorum: Bize yönelik bu tavırlar, bu üslup, bu girişimler açıkça bir yıldırma ve sindirme politikasıdır!”
“Ancak unuttukları bir şey var… Biz bugüne kadar Maçka’yı her platformda savunduk, sahip çıktık, hakkını aradık! Ama onlar bunu görmedi, görmek istemedi. Çünkü gerçeklerle yüzleşemediler. Her şey ortadadır, her şey aşikârdır! Yapamadılar… Yönetemediler… Başaramadılar! Ve şimdi bunun öfkesiyle, bunun hırsıyla siyaset yapmaya kalkıyorlar!”
“Sayın Koray Koçhan şunu çok iyi bilmelidir: Bu sergilediğiniz tutum; güç göstergesi değil, yönetememenin itirafıdır! Artık kendisinin de Maçka’yı yönetemediğini fark ettiğini görüyoruz. İşte tam da bu yüzden hizmet siyaseti yerine hırsla, baskıyla ve tehdit diliyle siyaset yapmaya yönelmiştir.
Ama biz bu dili tanıyoruz! Biz bu anlayışı çok iyi biliyoruz! Biz, bu zihniyetin ‘ağababalarını’ Ekrem İmamoğlu ile birlikte tam 3 kez sandıkta yendik! Korkuları da tam olarak budur! Çünkü biliyorlar ki milletin karşısında duran her anlayış, günü geldiğinde sandıkta gereken cevabı alır!”
“Ve bugün burada açıkça ifade ediyorum: Bu korku, bu panik, bu saldırganlık… Hepsi bir gerçeğin sonucudur: Artık yolun sonu görünmüştür! Kimse bizi sindiremez! Kimse bizi korkutamaz! Kimse Maçka halkının iradesini yok sayamaz! Biz Cumhuriyet Halk Partisi’yiz! Bizim siyasetimiz korkuyla değil, halkın gücüyle yürür! Bizim duruşumuz baskıyla değil, milletin iradesiyle şekillenir! Maçka sahipsiz değildir! Bu toprakların onurunu, bu halkın hakkını sonuna kadar savunacağız! Ve buradan son sözümüz şudur: Ne yaparsanız yapın, hangi yolu denerseniz deneyin… Giden siz olacaksınız, kalan Maçka ve onun iradesi olacaktır!”
Haber Editörü: Esin Çakır




