
Basın; yalnızca haber yazmaz…
Basın, bir şehrin hafızasıdır.
Basın, bir toplumun aynasıdır.
Basın, yaşananı kayda geçer, yapılmayanı hatırlatır, yapılanı da kamuoyunun vicdanına sunar.
Başkan Ekim’in konuşmasında özellikle bu noktaya vurgu yapması önemliydi. “Basın; toplumun gözü, kulağı ve vicdanıdır” sözü aslında bir cümleden çok daha fazlasıydı. Bu ifade, yerel yönetimle yerel basın arasındaki ilişkinin nasıl olması gerektiğinin de kısa bir özetiydi.
Bugün birçok şehirde belediye-basın ilişkisi ya mesafelidir ya da yüzeyseldir. Akçaabat’ta ise bu ilişkinin daha iç içe, daha şeffaf ve daha samimi yürütülmeye çalışıldığını görüyoruz. Elbette eleştiriler olur, olmalıdır da. Ama önemli olan, eleştiriyi düşmanlık değil, gelişimin bir parçası olarak görebilmektir.
Toplantının en dikkat çeken bölümü ise 2025 projelerinin anlatıldığı kısımdı.
Başkan Ekim, altyapıdan üstyapıya, eğitimden kültüre, çevreden sosyal belediyeciliğe kadar geniş bir yelpazede yapılan çalışmalardan söz etti. Burada altı çizilmesi gereken şey şu: Artık belediyecilik sadece yol yapmak, kaldırım döşemek değil. Belediyecilik artık insanın hayatına dokunmak, yaşam kalitesini yükseltmek ve geleceği planlamak demektir.
“Söz verdik, takip ettik; planladık, hayata geçirdik.”
Bu cümle sadece bir slogan değil. Aynı zamanda bir yönetim anlayışı.
Bugünü kurtaran değil, yarını inşa eden…
Konuşan değil, çalışan…
Günü yöneten değil, geleceği planlayan…
Eğer bu anlayış sahaya da yansıyorsa –ki yansıyor– işte o zaman bu sözler anlam kazanıyor.
Programda izletilen kısa tanıtım videosu da aslında bir şeyin altını çiziyordu: Belediyecilik bir kişinin değil, bir ekibin işidir. Ortak akıl, koordinasyon ve istikrar olmadan hiçbir proje hayata geçmez.
Ve elbette şunu da unutmamak gerekiyor: Yapılan her işin duyurulması, halka anlatılması ve doğru aktarılması gerekir. İşte burada da devreye yerel basın giriyor.
Bizler sadece haber yazmıyoruz.
Bizler bu şehrin tanıklığını yapıyoruz.
Bu yüzden 10 Ocak sadece bir “kutlama günü” değil, aynı zamanda bir hatırlatma günüdür: Basın sustuğunda şehirler sessizleşir.
Bu buluşma, işte tam da bu yüzden anlamlıydı.
Bir teşekkürden fazlasıydı…
Bir vefa göstergesiydi…
Bir farkındalıktı…
Ve umuyorum ki bu anlayış, sadece özel günlerde değil, her gün devam eder.






