Bu okulların mevzuatlarının, programlarını yazarak,, müfredat ders programlarının hazırlanması hatta ders kitaplarının yazılmasına büyük emek ve katkı verdim.

O dönem koyduğumuz hedeflerden çok uzaklaşıldı. Bir defa okul müdürünün Beden Eğitimi Öğretmeni olma zorunluluğu vardı. O kaldırıldı. Spor Liseleri akademik bir eğitimin parçası idi. Meslek lisesi statüsü getirildi. Bu kabul edilemezdi. Çünkü akademik eğitimle dil bilen sporcu projesi bu sebeple ortadan kalktı.

Akçaabat’ta Türkiye’nin en modern spor lisesi binası İş adamı İbrahim Erdemoğlu tarafından yapılırken benzeri yok; en büyük desteği Akçaabatlı Vakıflar Bankası Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih vermektedir. Onların böyle bir tesisi gerçekleştirmeleri Türk sporu adına takdire şayandır.

Günümüzde Tematik spor liseleri kavramı ortaya atıldı. Aslında bu okulların kuruluşunda bölgeler arası spor farklılıklarının avantaja çevrilme düşüncesi her zaman vardı. Örneğin Ağrı spor lisesinde ve çevre bölgelerinde doğa şartlarından dolayı kayak, kros gibi branşları öncelemek gibi. Ancak bu diğer alanlarda yetenekli öğrencilerin haklarının yenilmesi anlamı taşımayacak, onlarında bu okullarda eğitim almalarının önüne geçilmeyecekti.

Trabzon Akçaabat’ta ki bu muhteşem tesislerin eğitim modeli tam bir hayal kırıklığı yarattı. Bu kadar güzel bir iş yapıyorsunuz ama içini dolduramıyorsunuz. 2023-2024 eğitim yılına Tematik Spor Lisesi olarak ana branş Tenis, Yardımcı branşlar Boks, Sportif Tırmanış, Futbol şeklinde planlanmış. Bu planlamamayı ancak spor eğitiminden anlayamayanlar yapabilir. Bu şekilde planlamanın akademik bir yanı olmadığı gibi diğer branşlardaki yetenekli öğrencilerin yok olmasına eğitim alamamasına fırsat verecektir.

Hentbolun, Basketbolun, Voleybolun, Güreşin, Cimnastiğin vb diğer branşlarda Trabzon’da yetişen çocuklarımızın varlığı bilmiyorsanız siz ancak yaptığınız işte dağ fare doğurur. Bu kararı alanlar ne ülkemizdeki spor tarihi biliyorlar hatta ilk spor lisesi nerede kuruldu desem onu bile bilmiyorlardır.!!!

Hele yanında Dünya’nın en önemli tesislerinin bulunduğu Atletizm sahasının varlığının yok sayılarak Sporun Temeli olan Atletizm branşının olmaması tam bir akıl tutulmasıdır.

Siz şimdi diyeceksiniz ki Kireçhane de benim kurduğum spor lisesi var oraya gidebilirler. Bütün itirazlarıma rağmen yurdunun planı 1960 yılların planı ile yapılan, futbol sahası istinat duvarı yıllardır çökme tehlikesi ile kullanılmayan, spor salonu içler açısı bir halde olan bir okulu göstererek bu yanlış uygulamadan kurtulamazsınız.

İnsanı üzen olay bu kadar para harcanıp emek verilen örnek proje okulunun kaliteli, fırsat eşitliği kapsamında bütün öğrencilerin okuma imkânı verileceği bir anlayıştan uzaklaştırarak, sayısal yeterliliği sağlayamayacak olan bir ucube sistem haline getiriyorsunuz.

Bir zamanlar 2007 yılında dönemin bakanının ısrarı ile spor liseleri ile güzel sanatlar lisesi birleştirilmişti. O toplantıda bu birleştirmenin Fiziksel, psikolojik, sosyolojik,duyuşsal açıdan yanlış olduğu bağıra bağıra dile getirmiştim. Sonra ne oldu.2011 yılında biz yanlış yaptık deyip bu karardan dönüldü ve ayrı iki okul türü olarak hayatlarına devam ediyorlar. Peki, 4 yıl harcanan neslin hesabını kim verdi. Hiç Kimse…! olan çocuklarımıza oldu.

Bu durumda aynı olacak. Bu yanlış karardan biran önce dönülmelidir. Bu okul bütün yetenekli çocukların kazanımlarına açılmalıdır. Bir dört yıl daha harcayıp biz yanlış yaptık dönüyoruz demeden bugünden bu kadar güzel bir okulun zayi olmasına fırsat verilmemelidir.

Bu işe emek verip bugünlere gelmesine katkı veren bilenlere sormadığınızı biliyoruz. Bari hayırsever iş adamımızın yaptığı bu güzel eseri yok etmeyin. Bu kararları alanlar Trabzon’da spor alt yapısını bilmeyenlerdir. Spor Şehri Trabzon adına bir kabul edilemez bir karara kim imza koyup onay vermişse vebal altındadır. Belki sporu bilen biri bu yanlıştan dönmeyi sağlar.

Editör: Köksal Ustaoğlu