Son yıllarda zayıflama iğnelerinin toplumda hızla yaygınlaştığını belirten Op. Dr. Serkan Tayar, sosyal medyada yapılan “10 kilo verdim”, “Hiç acıkmıyorum” ve “Mucize ilaç” paylaşımlarının yanlış bir algı oluşturduğunu söyledi.
Zayıflama iğnelerinin bir moda akımı ya da herkesin kullanabileceği masum ürünler olmadığını ifade eden Tayar, bilinçsiz kullanımın sağlık açısından önemli riskler taşıyabileceğini belirtti.
“Tedavi Kişiye Özel Planlanmalı”
Fazla kilonun yalnızca tartıdaki bir sayıdan ibaret olmadığını dile getiren Op. Dr. Tayar, kilo artışının altında hormonal hastalıklar, beslenme alışkanlıkları, psikolojik etkenler ve yaşam tarzı gibi birçok nedenin bulunabileceğini kaydetti.
Bu nedenle tedavinin mutlaka kişiye özel planlanması gerektiğini ifade eden Tayar, birçok kişinin doktora danışmadan, arkadaş tavsiyesiyle ya da internet üzerinden temin edilen ürünlerle kilo vermeye çalışmasının endişe verici olduğunu söyledi.
“Doğru Hastada Fayda Sağlayabilir”
Zayıflama iğnelerinin doğru hasta seçimi, uygun doz ve hekim takibiyle kullanıldığında önemli faydalar sağlayabileceğini belirten Tayar, özellikle obezite ile birlikte diyabet, hipertansiyon ve uyku apnesi gibi hastalıkları bulunan kişiler için etkili bir tedavi seçeneği olabileceğini ifade etti.
Ancak bu ilaçların yan etkilerinin ve düzenli takip gereksiniminin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Tayar, mide bulantısı, safra taşı oluşumu, kas kütlesi kaybı ve nadir görülen ciddi komplikasyonların dikkate alınması gerektiğini söyledi.
“İğne Bırakıldığında Ne Olacak?”
Tedavinin yalnızca iştahı azaltmaktan ibaret olmadığını belirten Op. Dr. Serkan Tayar, zayıflama iğnesi kullanımı sonrasında yaşam tarzı değişikliği yapılmadığı takdirde verilen kiloların yeniden alınabileceğine dikkat çekti.
Tayar, “Kişi beslenme alışkanlığını değiştirmemiş, hareket etmeyi öğrenmemiş ve yaşam tarzını dönüştürmemişse, kaybedilen kiloların önemli bir kısmı geri gelebilir. Kalıcı başarı için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının sürdürülmesi gerekir” dedi.
Normal Kilodaki Gençlere de Uyarı
Son dönemde yalnızca birkaç kilo vermek isteyen, normal kilosundaki gençlerin de bu ilaçlara yöneldiğini belirten Tayar, bu yaklaşımın tıbben doğru olmadığını vurguladı.
Tedavi ihtiyacı bulunmayan kişilerin kontrolsüz şekilde bu ilaçlara yönelmesinin hem sağlık riski oluşturduğunu hem de gerçekten tedaviye ihtiyacı olan hastaların ilaca erişimini zorlaştırabileceğini ifade etti.
Obezitenin irade eksikliği değil, kronik bir hastalık olduğunun unutulmaması gerektiğini belirten Op. Dr. Serkan Tayar, zayıflama iğnelerinin de mucize değil, doğru endikasyonla kullanılan tıbbi tedaviler olduğunu söyledi.
Tayar, “Kilo vermenin kısa yolu yoktur. Kalıcı başarı; doğru tanı, kişiye özel tedavi, sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve gerektiğinde ilaç veya cerrahinin bilimsel bir plan içinde uygulanmasıyla mümkündür. Sağlığımızı sosyal medya akımlarına değil, bilimsel kanıtlara emanet edelim” ifadelerini kullandı.