Açıklamada, katledilen üç kadının faili hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu bilgisinin kamuoyuna yansıdığına dikkat çekildi.
Komisyon, yaşananların münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, bunun sistematik ve süreklilik gösteren erkek şiddetinin sonucu olduğunu vurguladı. Açıklamada, koruyucu ve önleyici mekanizmaların kâğıt üzerinde kalmaması gerektiği ifade edildi.
“Boşanma Hakkı Ölüm Riski Olamaz”
Açıklamada, boşanma hakkının Medeni Kanun ile düzenlenmiş temel bir hak olduğu hatırlatılarak, bu hakkın kullanılmasının kadınlar açısından ölüm riskine dönüşmemesi gerektiği kaydedildi. Koruma taleplerinin gecikmesi, uzaklaştırma kararlarının etkin uygulanmaması ve failler hakkında hızlı ve caydırıcı tedbirler alınmamasının kadınları korumasız bıraktığı ifade edildi.
Hakkında uzaklaştırma kararı bulunan failler tarafından işlenen cinayetlerin, risk analizinin ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gereğini ortaya koyduğu belirtildi.
“Devletin Pozitif Yükümlülüğü Var”
Komisyon açıklamasında, devletin pozitif yükümlülüğünün yalnızca suç sonrasında yargılama yapmakla sınırlı olmadığına işaret edilerek, şiddeti önleme, riski doğru tespit etme ve yaşam hakkını etkin biçimde koruma sorumluluğuna vurgu yapıldı.
Her bir kadın cinayetinin yaşam hakkının açık ihlali olduğu belirtilen açıklamada, kadınların boşanma iradesinin hiçbir surette ölümle cezalandırılamayacağı ifade edildi. Şiddeti meşrulaştıran ya da cezasızlık algısı yaratan söylem ve uygulamaların bu suçların zeminini güçlendirdiği kaydedildi.
Somut Talepler Sıralandı
Trabzon Barosu Kadın Hakları Komisyonu, açıklamasında şu talepleri dile getirdi:
6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma tedbirlerinin gecikmeksizin ve etkin biçimde uygulanması,
Yüksek riskli vakalarda elektronik kelepçe uygulamasının yaygınlaştırılması,
Uzaklaştırma ve koruma kararlarının ihlali hâlinde tebligat şartının kaldırılarak derhal ve caydırıcı yaptırımlar uygulanması,
Yargı süreçlerinde toplumsal cinsiyet eşitliğinin esas alınması,
Şiddetle mücadelede kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi.
Açıklamanın sonunda, kadınların yaşam hakkının pazarlık konusu olmadığı vurgulanarak, şiddetin karşısında ve kadınların yaşam hakkının yanında olunmaya devam edileceği kamuoyuna duyuruldu.
TRABZON BAROSU’NUN AÇIKLAMASI ŞU ŞEKİLDE:
KORUMA KARARLARI ETKİN UYGULANSIN, KADINLAR YAŞASIN
Son 24 saat içinde, boşanma aşamasında oldukları ya da boşandıkları erkekler tarafından altı kadının yaşamdan koparıldığını derin bir acı ve öfkeyle öğrenmiş bulunuyoruz. Katledilen üç kadının faili hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu da kamuoyuna yansımıştır. Bu vahşet münferit değildir; sistematik ve süreklilik gösteren erkek şiddetinin ve kalıcı çözüm üretmeyen erkek egemen politikaların en ağır sonucudur. Bu tablo, koruyucu ve önleyici mekanizmaların kâğıt üzerinde kalmaması gerektiğini açık biçimde göstermektedir.
Boşanma hakkı, sağlıklı biçimde devam etmeyen bir evliliğin sonlandırılmasına ilişkin olarak Medeni Kanun ile düzenlenmiştir. Bu hakkın kullanılması kadınlar için bir ölüm riskine dönüşmemelidir. Koruma taleplerinin karara bağlanmasının gecikmesi, uzaklaştırma kararlarının etkin uygulanmaması ve failler hakkında caydırıcı, hızlı tedbirlerin alınmaması kadınları korumasız bırakmaktadır. Özellikle hakkında uzaklaştırma kararı bulunan failler tarafından işlenen cinayetler, risk analizinin ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Devletin pozitif yükümlülüğü, Anayasa ve taraf olunan uluslararası sözleşmeler uyarınca yalnızca suç sonrasında yargılama yapmak değil; şiddeti önlemek, riski doğru tespit etmek ve yaşam hakkını etkin biçimde korumaktır.
Her bir kadın cinayeti yaşam hakkının açık ihlalidir. Kadınların “boşanma” iradesi hiçbir surette ölümle cezalandırılamaz. Şiddeti meşrulaştıran, hafifleten, görmezden gelen ya da cezasızlık algısı yaratan her söylem ve uygulama bu suçların zeminini güçlendirmektedir.
Trabzon Barosu Kadın Hakları Komisyonu olarak;
• 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma tedbirlerinin gecikmeksizin ve etkin biçimde uygulanmasını,
• Yüksek riskli vakalarda elektronik kelepçe gibi önlemlerin yaygınlaştırılmasını,
• Uzaklaştırma ve koruma kararlarının ihlali halinde tebligat şartının kaldırılmasını, derhal ve caydırıcı yaptırımların uygulanmasını,
• Yargı süreçlerinde toplumsal cinsiyet eşitliğinin esas alınmasını,
• Şiddetle mücadelede kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesini talep ediyoruz.
Kadınların yaşam hakkı pazarlık konusu değildir. Şiddetin karşısında, hukukun ve adaletin yanında yer almaya; kadınların yaşam hakkını kararlılıkla savunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
TRABZON BAROSU KADIN HAKLARI KOMİSYONU
Haber Editörü: Esin Çakır