Bölgesel

"SERA GÖLÜNE BİLİNÇLİ İHMAL"

Akçaabat’ın ve Trabzon’un göz göre göre ihmal edilen, kaderine terk edilen ve yıllardır yalnızca vaatlerle oyalanan turizm değeri Sera Gölü ve Sera Vadisi, artık sabır taşını çatlatan bir noktaya geldi.

Sera Vadisi’nin yakından tanıdığı genç girişimci iş insanları Ömer Ateşoğlu, Kısmet Komar, Selami Sağır ve Fatih Özmen, Akçaabat’ta görev yapan basın mensuplarıyla bir araya gelerek, yıllardır görmezden gelinen gerçekleri açık ve sert bir dille kamuoyunun önüne koydu.

Yapılan açıklamalarda, Akçaabat’ın en önemli turizm merkezlerinden biri olan Sera Gölü’nün bilinçli bir şekilde sahipsiz bırakıldığı, yetkililerin ise bu duruma adeta gözlerini kapattığı vurgulandı. Genç iş insanları, Trabzon turizmi denildiğinde ilk akla gelen yerlerden biri olan Uzungöl’e gösterilen ilginin, neden Sera Gölü’ne gösterilmediğini sorgulayarak, bu çifte standardın artık kabul edilemez olduğunu net ifadelerle dile getirdi.

Sera Vadisi’nin geçmişine dikkat çeken iş insanları, bir zamanlar vadide Yıldızlı, Derecik ve Akçaköy belediyelerinin bulunduğunu, büyükşehir yasasıyla birlikte bu beldelerin mahalle statüsüne dönüştürüldüğünü hatırlattı. Bugün bu üç mahallenin toplam nüfusunun 25 binin üzerinde olduğunu ifade eden genç girişimciler, “Bu nüfus Trabzon’daki birçok ilçeden fazladır. Ancak hizmet, yatırım ve ilgi anlamında Sera Vadisi yok hükmündedir” sözleriyle tepkilerini sertleştirdi.

Açıklamalarda, yıllardır Sera Gölü ve çevresi için seçim meydanlarında verilen sözlerin tek birinin bile yerine getirilmediği vurgulandı. Uçarsu Şelalesi Projesi, futbol sahası, macera ormanı gibi projelerin yalnızca afişlerde ve broşürlerde kaldığını belirten iş insanları, “Bu projeler nerede? Kim takip etti? Kim unutturdu?” sorularını yüksek sesle sordu.

Genç girişimciler, bugün Sera Gölü’nün hâlâ bir cazibe merkezi olmasının tamamen özel işletmecilerin fedakârlıkları sayesinde ayakta kaldığını dile getirerek, kamu kurumlarının bu süreçte neredeyse hiçbir sorumluluk almadığını ifade etti. Eğer özel işletmelerin kişisel çabaları olmasaydı, Sera Gölü’nün bugün adının bile anılmayacağını belirten iş insanları, bu durumun bir turizm skandalı olduğunu söyledi.

Trabzon’a gelen yerli ve yabancı turistlerin büyük bir bölümünün Sera Gölü’nü ziyaret ettiğini hatırlatan genç girişimciler, gölün ulaşım kolaylığı, fiziki yapısı ve doğal güzelliğiyle birçok turizm merkezinden daha avantajlı bir konumda olduğunu vurguladı. Denize ve sahil yoluna yalnızca 3 kilometre mesafede bulunan böyle bir turizm alanının hâlâ yeterli yatırımı alamamasının izah edilemeyeceğini belirttiler.

“Trabzon’da sahile ve anayola bu kadar yakın başka bir turizm merkezi var mı?” sorusunu yönelten iş insanları, Sera Gölü’nün hem yaz hem de kış turizmi için tanıtım organizasyonları yapılabilecek ciddi bir potansiyele sahip olmasına rağmen, bu potansiyelin bilinçli bir şekilde heba edildiğini dile getirdi.

Genç girişimciler, Akçaabat’a bağlı 78 mahallede yaşanan sorunların da ortada olduğunu, ancak yetkililerin sorunları yerinde görmek yerine makam odalarından açıklama yapmayı tercih ettiğini söyledi. “Bizim Akçaabat’tan başka gidecek yerimiz yok” diyen iş insanları, ilçenin ve Sera Vadisi’nin kaderine terk edilmesine sessiz kalmayacaklarını açıkça ifade etti.

Basın mensuplarıyla yapılan bu buluşmanın bir nezaket ziyareti değil, açık bir uyarı ve çağrı olduğunun altını çizen genç girişimciler, “Bugüne kadar sustuk, bekledik, sabrettik. Ama artık yeter. Sera Gölü bu ilgisizliği hak etmiyor. Akçaabat bu vurdumduymazlığı hak etmiyor” sözleriyle tepkilerini sertleştirdi.

Son olarak yetkililere çağrıda bulunan iş insanları, Sera Gölü ve Sera Vadisi için artık laf değil icraat istediklerini belirterek, “Bu bölge daha fazla oyalanamaz, daha fazla kandırılamaz. Ya gereği yapılır ya da bu ihmalin hesabı kamuoyu önünde sorulmaya devam eder” ifadelerini kullandı.