Bölgesel

ORTAHİSAR BELEDİYESİ, KIYI KENTLERİ POLİTİKALARI ÇALIŞTAYI’NA EV SAHİPLİĞİ YAPTI

Çalıştayda Kıyı Kentlerinin Ortak Sorunları Ve Çözüm Önerileri Ele Alındı

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Kıyı Kentleri Komisyonu tarafından gerçekleştirilen Kıyı Kentleri Politikaları Çalıştayı’nın Karadeniz Bölgesi saha toplantısı, Ortahisar Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Çalıştayda konuşan Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Karadeniz’de ve kıyı şeridinde yıllar içinde yaşanan değişime dikkat çekerek, “Büyüklerimizden devraldığımız o güzel mirası, çocuklarımıza ve gelecek nesillere aldığımız şekliyle teslim edememenin üzüntüsü yaşıyoruz. Çünkü bütün o güzel kıyılarımızı, bilinçsizce yapılan dolgularla mahvetmişiz. Umarım bu çalıştay, önümüzdeki yıllara ışık tutar ve gelecek nesillere karşı yaptığımız bu haksızlığı düzeltmemiz adına bir ilk adım olur” dedi.

Kıyı kentlerinin sorunlarının yerinde değerlendirilmesi, kentler arasındaki deneyim paylaşımının artırılması ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi amacıyla Kıyı Kentleri Politikaları Çalıştayı, Ortahisar Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Orhan Karakullukçu Salonu’nda düzenlenen Çalıştaya Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, TBB Genel Sekreter Yardımcıları Dr. Şengül Altan Arslan ve Feridun Ulutaş, Kıyı ve Deniz Mühendisi İzdeniz Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, Gerze Belediye Başkanı Osman Belovacıklı, Hopa Belediye Başkanı Dr. Utku Cihan, Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu, Ortahisar Belediye Başkan Yardımcıları Cüneyit Zorlu, Celal Akaç, Murat Özçilingir, Ernul Arslan, Mustafa Özer İskender, Şenay Karakaş, bölgedeki kıyı kentlerinin belediye başkan yardımcıları ve belediye temsilcileri, Ortahisar Belediye Meclisi Üyeleri, birim müdürleri, muhtarlar, akademisyenler ve vatandaşlar katıldı.

BAŞKAN KAYA: “BİR DENİZ KENTİ OLAN TRABZON’UN KIYIYLA İLİŞKİSİNİN TAMAMEN KESİLMİŞ OLMASININ ÜZÜNTÜSÜNÜ YAŞIYORUZ”

Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, “Sizleri Ekrem İmamoğlu Başkanımızın şehrinde, Trabzon'umuzda böylesi önemli bir toplantıda ağırlıyor olmaktan büyük bir mutluluk, büyük bir onur duyuyorum. Hepiniz hoş geldiniz, onur verdiniz” sözleriyle konuşmasına başladı.

Kıyı kentlerinin ve kıyılarda yaşanan sorunların Türkiye’nin en önemli meselelerinden biri olduğunu ancak bu sorunların on yıllardır ihmal edildiğini dile getiren Başkan Kaya, “Yerel yönetici kimliğim bir tarafa, bu kentte doğmuş, bu kenti çok seven bir arkadaşınız olarak, bir üzüntümü sizlerle paylaşmak istiyorum. Ben, hepimiz gibi, bu kentin kıyılarında yüzmeyi öğrendim. Ancak bugün denize girecek, yüzecek alan bulunamayan bir kıyı kentinden, kıyıyla ilişkisi tamamen kesilmiş bir kentten bahsediyor olmanın üzüntüsünü yaşıyorum. Bu kent, bir deniz kenti. Denize kıyımız var ama denizle bağımız, bağlantımız o kadar kesik, o kadar kopuk ki… Bu anlamda büyüklerimizden devraldığımız o güzel mirası, çocuklarımıza ve gelecek nesillere aldığımız şekliyle teslim edememenin üzüntüsünü yaşadığımı ifade etmek isterim. Bütün kıyılarımızı dolgularla mahvetmişiz” sözleriyle kıyılarda yıllar içinde insan eliyle yaşanan tahribata dikkat çekti.

“KARADENİZ’E 21 KİLOMETRE KIYISI OLAN ORTAHİSAR BELEDİYESİ’NİN, KARAR ALMA SÜREÇLERİNDE YETKİSİ YOK!”

Ortahisar’ın Karadeniz’e 21 kilometre kıyısı olduğunu ancak Ortahisar Belediyesi’nin karar alma süreçlerinde bir yetkisinin bulunmadığını dile getiren Başkan Kaya, “Yalıncak’tan başlayıp Akyazı'ya kadar uzanan bu 21 kilometrelik kıyıda, Ortahisar Belediyesi'nin tek metrekarede sorumluluğu yok! Böyle bir şey olabilir mi? Yani ‘bu kente ilişkin karar alma süreçlerinde, güya bir rolümüz, yetkimiz var’ diye düşünüyoruz ama 21 kilometrelik kıyıda tek bir metrekarede Ortahisar Belediyesi'nin sorumluluğu yok, yetkisi yok, hakkı yok!” ifadelerini kullandı.

“BİLİMDEN UZAK BİR ANLAYIŞLA YAPILAN DOLGULARLA, KIYILARIMIZI MAHVETTİK”

Trabzon’un, Beşikdüzü'nden Of’a kadar olan 114 kilometre uzunluğundaki sahil şeridinin yüzde 90-95’inin dolgularla büyük bir tahribata uğradığına vurgu yapan Başkan Kaya, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bin yıllarda oluşan o birbirinden güzel kıyılar, koylar, deniz ekosistemi, canlıların yaşam alanları, bilimden, akıldan, fenden uzak bir anlayışla, bilinçsizce, tahkimatsız yapılan dolgularla mahvedilmiş durumda. Bundan da büyük üzüntü duyduğumu ifade etmek isterim. Çocukluğumdan hatırlarım, Karadeniz deyince bolluk bereket denizi aklımıza geliyordu. Yüzlerce canlı çeşitliliğine ev sahipliği yapan bir Karadeniz ekosistemi vardı. Ama bugün o canlı çeşitliliği, balık çeşitliliği ve miktarı o kadar azaldı ki… Limana, ağzına kadar bin bir çeşit balıkla dolu balıkçı tekneleri gelirdi. Şimdi Karadeniz’de 3-5 çeşit kaldı. Balıkçılarımız artık balık avlamak için Odesa kıyılarına gidiyor. Hatta bazen kaçak avcılıktan dolayı işlem yapılıyor. Bunları yaşıyoruz. Ama Karadeniz’e kıyısı olan diğer ülkelere, Gürcistan, Ukrayna, Rusya ve Bulgaristan’a gidiyorsunuz, o kıyılarda balıkçılık faaliyetleri devam ediyor. Niye orada olan balık burada yok? Niye orada olan canlı çeşitliliği burada yok? Niye orada olan denize girme alanları buralarda yok? Çünkü biz kıyılarımızı dolgularla mahvettik. O bin yıllarda oluşmuş, birbirinden güzel kıyılar, koylar, canlıların yaşam alanları, balıkların gezme alanları, bilinçsizce yaptığımız dolgularla maalesef mahvedildi.”

Çalıştayda, kıyılarda ve kıyı kentlerinde yaşanan sorunların bütün yönleriyle ele alınarak tartışılacağını ve on yıllardır ihmal edilen bu konulara dair bir sonuç bildirgesi hazırlanacağını ifade eden Başkan Kaya, “Umarım bu çalıştay, gelecek yıllara, önümüzdeki yıllara ışık tutar, gelecek nesillere karşı yaptığımız bu haksızlığı düzeltmemiz adına bir ilk adım olur” diyerek toplantıyı düzenleyen Türkiye Belediyeler Birliği'ne, akademisyenlere ve katılımcılara teşekkür etti.

ARSLAN: “YOĞUN KULLANIM NEDENİYLE KIYI KENTLERİ ÜZERİNDE BÜYÜK BASKILAR OLUŞUYOR”

TBB Genel Sekreter Yardımcısı Şengül Altan Arslan, kıyı kentlerinin; ekonomik yaşamın, ulaşımın, turizmin, kültürel etkileşimin ve kamusal yaşamın yoğunlaştığı çok özel alanlar olduğunu söyledi.

Birçok faaliyetin kesişim noktasında bulunan kıyı kentleri üzerinde, bu yoğun kullanım nedeniyle çevresel baskıların oluştuğuna dikkat çeken Arslan, kıyı kentlerinin geleceğini doğrudan etkileyen bu sorunlarla mücadele edebilmek için merkezi idareden yerel yönetimlere, akademiden sivil topluma ve özel sektöre kadar birçok aktörün ortak çaba göstermesi gerektiğini kaydetti.

“KARADENİZ BÖLGESİ KIYI KENTLERİNİN YAŞADIĞI SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ, GÜÇLÜ BİR EŞGÜDÜMÜ GEREKTİRMEKTEDİR”

Karadeniz Bölgesi’nin, diğer kıyı bölgelerinden farklı özelliklere ve farklı sorunlara sahip olduğunu dile getiren Arslan, bu sorunların aşılabilmesi için merkezi yönetim, yerel yönetimler, akademi ve sektör temsilcileri arasında güçlü bir eşgüdüme ihtiyaç duyulduğunun altını çizerek şunları ifade etti:

“Yoğun yağış rejimi, taşkınlar, heyelanlar, dere yataklarıyla ilişkili afetler ve kıyı erozyonu Karadeniz kentlerinin günlük yaşamını ve kentsel gelişimini doğrudan etkilemektedir. Yüzyıllar boyunca Doğu ile Batı arasında geçiş noktası, önemli bir liman ve ticaret alanı olarak öne çıkan Trabzon, günümüzde de bölgesel ticaret, ulaşım, turizm ve kültürel etkileşim açısından stratejik önemini koruyan, denizle kurduğu güçlü ilişki, kıyı kullanımı konusundaki deneyimi ve sahip olduğu doğal değerler nedeniyle kuşkusuz kıyı politikalarına önemli katkılar sunabilecek birikime sahiptir. Elbette Karadeniz yalnızca Trabzon'dan ibaret değildir. Samsun'dan Sinop'a, Ordu'dan Giresun'a, Rize'den Artvin'e uzanan kıyı hattında yer alan belediyelerimiz; kıyı erozyonu, afet riskleri, deniz kirliliği, balıkçılık faaliyetleri, liman hizmetleri, turizm baskısı ve kamusal alan ihtiyacı gibi birçok ortak sorunla karşı karşıyadır. Bu sorunların aşılabilmesi için merkezi yönetim kurumları, yerel yönetimler, akademi ve sektör temsilcileri arasında daha güçlü bir eşgüdüme ihtiyaç duyulmaktadır. Bunun yanında Karadeniz Bölgesi son yıllarda turizm açısından da önemli bir gelişim göstermektedir. Artan ziyaretçi sayısı, kıyı alanlarının kullanımı ile korunması arasındaki dengenin daha dikkatli kurulmasını zorunlu kılmaktadır.”

“KIYILARDA YAŞANAN SORUNLARIN ETKİLERİNİ EN ÇOK BELEDİYELER HİSSETMEKTEDİR”

Kıyı alanlarına ilişkin temel yetki ve sorumlulukların önemli bir bölümünün merkezi idare kurumlarında bulunmasına rağmen, kıyılarda yaşanan sorunların etkilerini en görünür biçimde belediyelerin hissettiğine işaret eden Arslan, şöyle konuştu:

“Zira vatandaşlarımızın beklenti ve talepleri de çoğu zaman ilk olarak belediyelere yöneltilmekte hatta çözüm için belediyelere baskı yapılmaktadır. Bu nedenle belediyelerimizin sahadaki deneyimlerini, karşılaştıkları sorunları ve geliştirdikleri çözüm önerilerini son derece kıymetli buluyoruz. İnanıyoruz ki bu çalıştaylarda ortaya çıkan görüşler, öneriler ve deneyimler Türkiye Belediyeler Birliği tarafından hazırlanacak Kıyı Kentleri Politika Belgesi'ne önemli katkılar sunacak, belediyeler adına yapacağı lobi çalışmalarına yol gösterecektir. Yerel yönetimlerin bilgi ve deneyiminin politika üretim süreçlerine yansıması, daha güçlü ve uygulanabilir çözümlerin geliştirilmesine yardımcı olacaktır. Gelecek kuşakların yardım hakkını da güvence altına almak amacıyla, dayanışmayı büyütmek, deneyimleri paylaşmak ve ortak aklı güçlendirmek hepimizin sorumluluğudur. Bu vesileyle bu sorumluluğunun yerine getirilmesine katkı sunarak çalıştayımıza ev sahipliği yapan Ortahisar Belediyesi’ne, katılım sağlayan tüm kurum ve kuruluşlara ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”

GÜLER: “İNSANIN DENİZLE YENİDEN BULUŞTUĞU BİR GELECEK MÜMKÜNDÜR”

Kıyı ve Deniz Mühendisi, İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler ise kıyı kentlerinde yaşanan sorunları dile getirdi, bu sorunların çözümünde uygulanan başarılı örneklerden bahsetti.

Kıyıların toplumsal ve tarihsel rolü, kıyılarda kamusal hak ve demokrasi, Türkiye’de kıyılar ve kıyı yönetimi, kıyı kentlerindeki baskılar ve gelecek kuşaklar için kıyı yönetimi konularında bir sunum gerçekleştiren Dr. Güler, “İnsanın denizle yeniden buluştuğu bir gelecek mümkündür. Kıyılar yalnızca bize ait değil, henüz doğmamış kuşakların da bize emanetidir. Kamusal yarar, her türlü rantın önünde tutulmalıdır” ifadelerini kullandı.

AKADEMİSYENLER, SUNUMLARINI GERÇEKLEŞTİRDİ

Çalıştayda açılış programının ardından Remzi Sönmez, ‘İzmir İli Bütünleşik Kıyı Alanları Yönetim ve Planlama Projesi’, Ayhan Erdoğan, ‘Belediyelerin Kıyı Alanlarına Yönelik Yetki ve Sorumlulukları, Yasal Kurumsal Yapı’, Mustafa Reşat Sümerkan ise ‘Yerel Sunum’ başlıklarında birer sunum gerçekleştirdi.

ÇALIŞTAY, ATÖLYE ÇALIŞMALARIYLA TAMAMLANDI

Kıyı Kentleri Politikaları Çalıştayı, atölye çalışmalarıyla tamamlandı. Prof. Dr. Ömer Yüksek moderatörlüğünde ‘Kıyının Kamu Yararına Kullanımı’, Prof. Dr. Banu Çiçek Kurdoğlu moderatörlüğünde ‘Kıyı ve Deniz Ekosisteminin Korunması, Çevresel Sürdürülebilirlik ve Dayanıklılık’, Ercan Şen moderatörlüğünde ‘Planlama Süreçleri, Yönetim, Yetki ve Kurumsal Yapı’ ve Prof. Dr. Buket Özdemir Işık moderatörlüğünde de ‘Mavi Ekonomi ve Kıyıdaki Ekonomik Sektörler’ başlıklarında atölye çalışmaları gerçekleştirildi.

Bölgesel toplantılardan elde edilen çıktıların, TBB tarafından hazırlanacak “Kıyı Kentleri Yerel Yönetim Politika Belgesi”ne ve kıyı alanlarına ilişkin yerel yönetim politika çerçevesinin oluşturulmasına temel oluşturması hedefleniyor.