18 Mart 1915’te Çanakkale Boğazı’nda yaşanan deniz muharebesi, Birinci Dünya Savaşı’nın seyrini değiştiren kritik bir dönüm noktasıdır. İngiliz ve Fransız donanmalarının Boğaz’ı geçerek İstanbul’a ulaşma planı, Osmanlı savunmasının direnci, kıyı topçularının etkili ateşi ve Boğaz’daki mayın hatları sayesinde başarısızlığa uğramış, dünya basınının Çanakkale’ye bakışını derinden etkilemiştir.
Dünya Basınında 18 Mart 1915
Çanakkale’de yaşanan deniz muharebesi, yalnızca askeri bir çatışma değil, dünya kamuoyunun yakından takip ettiği tarihi bir gelişmeydi. İtilaf Devletleri güçlü donanmalarıyla Boğaz’ı geçerek İstanbul’a ulaşmayı hedeflerken, Osmanlı savunması beklenenden çok daha güçlü bir direnç göstermiştir.
Gün boyunca süren yoğun çatışmaların ardından müttefik donanması ağır kayıplar vererek geri çekilmek zorunda kaldı. Bu gelişme Osmanlı Devleti’nde büyük bir sevinç yaratırken, Avrupa başkentlerinde ve dünya basınında geniş yankı uyandırdı.
İngiliz, Fransız, Rus ve Amerikan gazeteleri Çanakkale’de yaşanan gelişmeleri farklı bakış açılarıyla aktarmış; özellikle Osmanlı kıyı topçularının direnci ve Boğaz’daki mayın hatlarının müttefik donanması üzerindeki etkisi uluslararası basında sıkça dile getirilmiştir.
İtilaf Devletleri Basınında Çanakkale
İngiliz Basını:
Londra gazeteleri gelişmeleri temkinli bir dille aktardı. Donanmanın geri çekilmesi açık bir yenilgi olarak ifade edilmezken, Boğaz savunmasının beklenenden güçlü olduğu vurgulandı. Özellikle Rumeli yakasındaki tabyaların ateşi, müttefik gemilerinin ilerleyişini ciddi şekilde zorlaştırdı.
Fransız Basını:
Paris gazeteleri özellikle Bouvet zırhlısının kısa sürede batışını dramatik bir dille aktardı. Denizcilerin fedakârlığı ön plana çıkarılırken, kayıpların büyüklüğü Fransa’da derin bir üzüntü yarattı.
Amerikan Basını:
The New York Times gibi gazeteler Çanakkale’yi savaşın en kritik deniz muharebelerinden biri olarak gördü. Boğazların stratejik önemi ve müttefik donanmanın karşılaştığı güçlü savunma detaylı şekilde aktarıldı.
Rus Basını:
Petrograd gazeteleri operasyonu yakından takip etti. Boğazların açılması Rusya için stratejik önem taşıdığından, Osmanlı savunmasının gücü önemli bir engel olarak vurgulandı.
Avrupa Başkentlerinde Şok ve Tartışmalar
18 Mart’ta yaşanan ağır kayıplar, İtilaf Devletlerinin savaş stratejisinde derin tartışmalara yol açtı. İngiliz donanmasının bazı zırhlılarının batması ve diğerlerinin ağır hasar alması, Boğaz savunmasının yalnızca deniz gücüyle aşılmasının mümkün olmadığını gösterdi.
Bu gelişmeler sonrası Gelibolu Yarımadası’nda kara harekâtı planlanmaya başlandı.
Osmanlı Basınında 18 Mart Zaferi
Çanakkale’de elde edilen başarı İstanbul’da büyük sevinç ve moral kaynağı oldu. Tanin, Tasvir-i Efkâr, İkdam ve Sabah gibi gazeteler zaferi geniş başlıklarla duyurdu.
Gazetelerde Osmanlı kıyı topçularının başarısı ve mayın hatlarının etkisi özellikle vurgulandı. Üç büyük zırhlının batması zaferin en önemli göstergesi olarak sunuldu.
Bu zaferin yalnızca askeri değil, milletin direncini gösteren tarihi bir gelişme olduğu ifade edildi.
Dünya Gazetelerinden Örnek Manşetler
The Times (Londra): “Dardanelles Forts Resist Heavy Naval Attack”
Daily Telegraph (Londra): “Serious Fighting in the Dardanelles”
Le Figaro (Paris): “Le cuirassé Bouvet coulé aux Dardanelles”
The New York Times: “Allied Fleet Battles Turkish Forts at the Dardanelles”
Dünya Basınının Dikkatini Çeken İki Unsur
Osmanlı kıyı topçularının direnci
Boğaz’daki mayın hatlarının etkisi
Sonuç
18 Mart 1915’te Çanakkale Boğazı’nda yaşanan deniz muharebesi, İtilaf Devletlerinin yalnızca donanma gücüyle Boğaz’ı geçme planlarının başarısız olduğunu açıkça göstermiştir.
Bu zafer, yalnızca askeri bir başarı değil, dünya kamuoyunun dikkatini çeken tarihi bir dönüm noktası olmuştur. Çanakkale Zaferi, Birinci Dünya Savaşı’nın seyrini değiştiren en önemli deniz muharebelerinden biri olarak tarihteki yerini almıştır.
Kaynakça (Özet)
Aspinall-Oglander – Military Operations: Gallipoli
Corbett – Naval Operations
Winston Churchill – The World Crisis
Alan Moorehead – Gallipoli
Hew Strachan – The First World War
Edward Erickson – Ordered to Die